Prof. Dr. Canan Karatay'ın korona gargarası faydalı çıktı..! Aslında haklıymış..!

Prof. Dr. Canan Karatay'ın korona gargarası faydalı çıktı..! Aslında haklıymış..!

Prof. Dr. Canan Karatay, koronadan korunmak için gargara tavsiye etti. Ancak oldukça ciddi bir şekilde linç edildi. Karatay yılmadı, gargara önermesinin sebeplerini, sözlerinin nasıl çarpıtıldığını izah etti...

 

 

Prof. Dr. Canan Karatay, koronadan korunmak için gargara tavsiye etti. Ancak oldukça ciddi bir şekilde linç edildi. Karatay yılmadı, gargara önermesinin sebeplerini, sözlerinin nasıl çarpıtıldığını izah etti...

İşte Canan Karatay Covid-19'dan gargara ile nasıl soruyor sorusunun yanıtı.

 

Koron salgının ilk zamanlarında virüsten korunmak ardına "kelle paça çorbası tüketin "tavsiyesinde bulunan Prof. DR. Canan Karatay, gelen olumsuz tepkiler ile birlikte bir süre kenara çekilmişti. Akabinde tekrar ortaya çıkarak, "Covid 19’dan korunmak adına gargara yapın" tavsiyesinde bulundu. Yine eleştiriler yapıldı. Fakat kısa süre akabinde dünyanın pek çok saygın kuruluşundan koronadan korunmak için gargara tavsiye ettiği görüldü.

2-001.jpg

Korkak insanların fazla olduğu ülkemizde en cesur insanlarından biri, kuşkusuz Profesör Canan Karatay… Birçok saldırıya, birçok linç kampanyasına rağmen, söyledikleri çarpıtmalarına rağmen, söylememiş olduğu sözleri sanki söylemiş gibi gösterilmesine rağmen, asla geri adım atmadı, görüşlerini dile getirmeye devam etti. En son, “gargara yapın” şeklinde tavsiyede bulundu.

 

Bunu koronaya karşı bir tedavi yöntemi şeklinde değil, tıpkı maske hususunda olduğu gibi, koruyucu tedbir olarak söyledi. Her zamanki gibi söylemleri çarpıtıldı, gargarayla tedavi olmaz denildi. Profesör Canan Karatay'ın tavsiyelerini gargaraya getirmeye gayret ettiler. Hatta “halk Karatay'ın yalancı olduğunu biliyor” bile dediler.

 

 

 

Profesör Canan Karatay, bu noktada Yılmaz Özdil’e bir mektup gönderdi. “Neden yalan konuşmadığını bilimsel olarak açıklamak istiyorum” dedi. Buyurun değerlendirelim…

 

 

 

“Gargara yapın şeklinde söyledim. ‘Yalan söylüyor' şeklinde konuşanlara, neden yalan konuşmadığımı bilimsel veri ve gerçeklerle söylemek istiyorum.

 

1) Korona damlacık yoluyla yayılıyor. Bunu bilmeyen kalmadı.

 

 

 

2) Damlacık yoluyla bulaşması, ağız, burun, boğaz ile bulaşması anlamındadır.

 

 

 

3) Yani, bir vatandaşın hastalanması, yani korona vücuda girebilmesi için ilk olarak AĞIZ-BURUN-BOĞAZ kapılarından geçmesi şarttır. Bunun lamı-cimi bulunmuyor.

 

4) Ellerin yıkanması bu sebeple son derece ciddiyet kazanmaktadır. Yoğun bir şekilde ellerimizi ılık su ve ayrıca zeytinyağlı sabunla yıkmamız bu sebeple tavsiye edilmektedir. ‘Ellerinizi ağız, yüz ve burnunuza götürmeliyiz dememizin asıl sebebi, ellerimizde yaşamakta olan virüs ve bakterilerin, ağız, burun ve ayrıca tabi ki boğaz mukozasını, virüs ve aynı zamanda  bakterilere maruz olmamak içindir.

5) Dezenfektanlar ve bununla birlikte anti-bakteriyel sabunlarla elleri temizlemek, ellerde bulunmakta olan ve cildimizi koruyan unsurları da öldürdüğü için, cildimize ve bununla birlikte tüm vücudumuza zarar verebilmektedir.

 

 

 

6) Elleri yoğun bir şekilde sabunlu su ile temizlemek en doğal ve en isabetli, ve en kesin ve en maliyetsiz ve en basit yöntemdir. Elleri yıkama, bakterilerin ve virüslerin sayısını indirerek, bulaşma gücünü azaltıyor, hasta yapabilme ihtimalini zayıflatıyor, önlüyor. Bu sebeple, salgın başladığından bu yana  sürekli olarak BÖYÜK OTORİTELER el yıkama tavsiye ediyor.

 

7) Başta Korona virüsü olmak kaydıyla, tüm virüs ve aynı zamanda bakteriler, damlacık ile, AĞIZ-BURUN-BOĞAZ'a dahil olarak mukozalara geçerler. Mukozalara yerleşmesinin sonrasında, 3-4 gün zaman ile orada kendilerine gelme çabasına girerler, yani kuluçla süreleri başlar. 3-4 gün geçmesinden sonra, yeni ve yabancı mekanlarına adapte olarak, toparlanıp belli bir seviyeye gelmelerinin akabinde hücrelerin içine geçmeye başlarlar. Hücre içerisinde ve çekirdeğinde olan materyelleri kullanmak suretiyle, çoğalmaya başlarlar. Bu zaman 3-4 gün kadardır.

 

 

 

8 Kritik olan bu zaman içinde Canan Karatay ‘GARGARA' öneriyor! Elleri yoğun bir şekilde yıkama son derece mühim oluyor da, aynı noktada, dışarı ile sürekli iletişimi  olan AĞIZ-BURUN-BOĞAZ mukozasının temizlenmesi neden dalga konusu oluyor?

 

 

9) Virüs ve aynı zamanda bakterilerin alkali zemin içerisinde çoğalamadıkları ve yaşamadıklarını bilimsel çalışmalar göstermiştir.

 

10) İşte bu sebeple,  alkali sularla GARGARA YAPMAYI da tavsiye etmektedir. AĞIZI-BURUNU-BOĞAZI, alkali TUZLU SU, alkali DENİZ SUYU, ya da alkali ELMA SİRKELİ SU İLE ÇALKALAMAK, ya da alkali BİKARBONATLI SU, YIKAMAK, BURUNA ÇEKMEK ile virüslerin daha ilk aşamada azalmasına sebep olmaktadır.

 

ALKALİ UYGULANAN AĞIZ-BURUN-BOĞAZ mukozaları Korona VİRÜSÜNE maruz kalmış olan kişilerde, virüsler artamaz, hayatta kalmaları mümkün değildir ve de hücre içlerine dahil olamazlar.

 

 

Yıllarca acil ve koroner yoğum bakımda yüzlerce hayat kurtarmış, kardiyo-pulmoner canlandırma, diğer bir ismi ile CPR uygulamış bir kardiyolog doktor olarak söylemek istiyorum:

 

SODYUM-BİKARBONAT, dünya genelinde acil CPR zamanlarda, yani canlandırma halinde hayat kurtarmakta olan, kalp durmalarında kullanmakta olduğumuz, elimizin altında bulunmakta olan en mühim doğal bir tuzdur.

 

 

 

Yoğun bakım ünitelerinde ölümü önlemek gerekçesiyle, CPR halinde intra-kardiak ve IV olarak yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

 

 

 

IV olarak kullanılması durumunda, ilaç olarak adlandırılsa da, doğada en fazla bulunmakta olan ve çeşitli gerekçelerle kullanılan yaygın kristal tuzdur.

 

SODYUM-BİKARBONAT, insan vücuduna dahil olması durumunda, idrarımızı, kanımızı, tüm vücut sıvılarımızı ve de belki de en önemlisi tüm hücrelerimizi asit ortamdan alkali ortama geçmesini sağlar.

 

 

 

SODYUM-BİKARBONAT, kanımızı alkali kılmakta olan, farkı bir izah ile kanımızın pH değerinin değişmesini engellemekte olan önemli bir tuzdur, mühim bir tampon iyondur.

 

 

% 5 ya da daha yüksek seviyede konsantrasyonlu olarak bulunmakta olan SODYUM-BİKARBONAT solüsyonunun, 1-2 dakika zaman zarfında  yiyeceklerde virüsleri %99.99 yok ettiği görülmüştür.

 

Otto Heinrich Warburg, tıp doktoru ve Nobel almış olan , Alman fizyolog, bir çok bilimsel çalışma, virüslerin asit zemininde yani, pH < 6.5 bulunduğu durumlarda çoğaldığını ve yayıldığını tespit etmiştir. pH değeri > 6.5-7.0 ortamlarda, virüslerin bulunduğunu göstermiştir.

 

 

 

Amerikalı Dr. Volney Cheney, 1926 senesinde ABD Halk Sağlığı Merkezi'ne ulaştırmış olduğu mektubunda, BİKARBONATLU SU-SODA kullananların, hastalıklı ortamda grip virüsüne yakalanmış olsalar bile, grip infeksiyonunu hafif atlattıkları bildirmiştir.

 

 

 

 

Bu sebeple, alkali olan BİKARBONATLI SU tüketilince, COVID-19 virüs ihtimalinin azaldığı da çalışmalarda görülmektedir.

 

Sonuç:

 

 

 

AĞIZ-BURUN-BOĞAZI, TUZLU SU, ELMA SİRKESİ, DENİZ SUYU, YA DA BİKARBONATLI SU YA DA İLE YIKAMAK, ÇALKALAMAK, BURUNA ÇEKMEK veya GARGARA, mukozaların pH seviyesini yükseltir ve alkali yapmış olacaktır.

 

 

 

Herkesin işyerlerinde, evlerinde, acil servislerde, yoğun bakımda uygulayabilecekleri bir yöntemdir. İnsanlık senelerden beri salgın iye yaşamakta ve ayrıca savaşmaktadır. Salgın 1400 senesinde de var, 1918 senesinde de bulunuyordu, 2000'li senelerde de var. Bunca sene boyunca, salgınlardan korunmak gerekçesiyle farklı teklif getirilmemiştir. Salgından korunmanın yolu, tedbir almak, titizlikle korunmak, kollanmakla mümkündür.

 

 

 

SON SÖZ:

 

 

 

KARATAY İŞTE BU SEBEPLE GARGARA DEDİ! GARGARA CİDDİ BİR ÖNERİDİR, GARGARAYA GETİRİLMESİN LÜTFEN!”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.