Tatlı Krizi Nedir? Çözümü Var mıdır?

Tatlı Krizi Nedir? Çözümü Var mıdır?

Tatlı sevmeyen neredeyse yoktur. Fakat bazı anlar olur ki normalde tatlı yemek aklımıza gelmiyorsa bile aklımızdan çıkmaz hale gelen bir tatlı yeme isteğiyle karşılaşmış olabiliriz.

Tatlı sevmeyen neredeyse yoktur. Fakat bazı anlar olur ki normalde tatlı yemek aklımıza gelmiyorsa bile aklımızdan çıkmaz hale gelen bir tatlı yeme isteğiyle karşılaşmış olabiliriz. Tatlı krizini tok veya aç fark etmeksizin kısa ve sürekli aralıklarla tatlı yeme isteği olarak tanımlamak mümkündür. Bunun birçok sebebi vardır. En sık rastlananı ise alışkanlık haline getirmiş olmaktır. Yemeklerden, kahvaltıdan veya herhangi bir tuzlu besin tükettikten sonra tatlı yemediğinde gününü geçiremeyeceğini düşünenlerden biri bile olabilirsiniz. Hatta bazen sabah aç karnına bile tatlı krizine girip kahvaltıdan önce tatlı yemeyi alışkanlık haline getirmiş insanlar vardır.

Tatlı Krizi

Alışkanlık haline gelen tatlı krizi herhangi bir şekerli yiyecek tüketilmediğinde buna bağlı odaklanma problemleri, sinir ve gerginlik hali hatta stres gibi sıkıntılar yaratabilmektedir. Bunun altında yatan sebepler alışkanlık olduğu gibi insülin metabolizmasının bozulmuş olması veya buna benzer çeşitli hastalıklar olabilir. Bunlardan bir tanesi de hipoglisemidir. Hipoglisemi; kan şekerinin normale göre çok daha hızlı bir şekilde düşmesidir. Birey kendini aç bıraktığında midenin uzun süre boş kalması kişiyi tatlı krizlerine sürükleyebilmektedir. Bunun sık sık yaşanmaması için hipoglisemi teşhisi olan bireyler ara öğünlerini sık ve dengeli tutmalıdır.

Bir diğer önemli durum ise kadınlar için olan adet öncesi sendromudur. Pms denilen adet öncesi sendromu kanama başlamadan en erken bir hafta önce başlayan kadınlarda psikolojik ve fiziksel olarak bazı değişimler olarak gözlemlenir. Bu değişimlere bağlı olarak oluşan tatlı yeme isteğinin yanında adet döneminde azalan östrojen seviyesi de kadınlarda tatlı yeme isteği oluşturur.

Vitamin ve minarel eksikleri olan kişilerde de tatlı krizinin çokça yaşandığı gözlemlenir. Doktor kontrolünde kullanılan demir, magnezyum takviyeleriyle bu soruna bir çözüm bulunabilir.

Psikolojik durumlarda da tablo aynıdır. Kişinin yaşadığı yoğun üzüntü veya stres hali iştahı kesebilirken iştahın açılmasına neden olabilir. Depresyon, anksiyete veya panik hali kişide gün içinde fazlaca tatlı tüketimine de sebebiyet verebilir. Halk arasında da söylenen çikolatanın mutluluk verdiği düşüncesi bu dönemlerde daha fazla düşünülür ve ödül olarak görülür. Bunun üzerinde birçok araştırmalar yapılmış ve tatlının psikolojik olarak insanlara mutluluk verdiği gözlemlenmiştir.

Tatlı krizleri kişinin hayatını olumsuz etkilemese de bir süre sonra bu krizler rahatsızlık boyutuna ulaştığında bazı sağlık sorunlarına yol açabileceği için tıbben incelenmesi gerekir. Bunun için bir uzmana başvurulmalıdır. Alışkanlık haline gelen veya dönemsel olan tatlı krizine ise beslenme alışkanlıkları değiştirilerek çözüm bulunabilir.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.