Hayatın Belirsizliğine Karşı Önlemler

Hayatın Belirsizliğine Karşı Önlemler

Hayat sürekli olarak yeni sürprizlerle karşımıza çıkıyor. Genellikle hiç beklemediğimiz ve tasarlayamadığımız olaylarla karşı karşıya kaldığımızda olaylara nasıl bir tepki vereceğimizi bilemiyoruz.

Bazı insanlar durumlara sürekli pozitif bir bakış açısı ile yaklaşmamızı öneriyorlar. Fakat bu birçok şeyi kaybetmemize yol açabiliyor. Pozitif bakmak belli bir dereceye kadar iyidir ama işin negatif yönlerine de odaklanmak gerekiyor. Bu hayatta çok zaman göremediğimiz ve içeriğini anlayamadığımız olaylara nasıl yaklaşmamız gerekiyor? Çoğu zaman tamamen karanlıkta hissettiğimiz durumlarla karşılaştığımızda nasıl bir tavır takınmamız gerekiyor? Hayatın getirdiği belirsizliklere karşı nasıl önlem almamız gerekiyor, bu soruları cevaplandırmak için bu makaleyi kaleme aldık.

Yaşam Belirsizdir ve Onun için Güzeldir

Yaşamın getirdiği belirsizliklere karşı tavır takınırken pozitif olmaktan çok net olmaya dikkat etmek gerekiyor. Yani olanı olduğu gibi görmek çözüm için gereklidir. Durumlara karşı pozitif yaklaşım önerenler, aslında bunu önermekle kişinin kendisine güvenmesi gerektiğini telkin etmek istiyorlar. Durumu çözmek için endişeye gerek olmadığını endişenin çözümün bir parçası olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Oysa bu duruma karşı net olmak öncelikli durumdur, net olmadan her şeye pozitif yaklaşmak insanı faciaya sürükleyebilir. Daha fazla çözümsüzlüğe neden olabilir. Eğer olayları açık ve net bir şekilde göremiyorsak çözüm de üretemeyiz. Bu yüzden sorunları açık ve net bir şekilde görmemiz gerekiyor. Kişi kuru bir şekilde kendine güvenerek,- abartılan kişisel gelişim gaz verme işlemleri ve telkinleri ile değil-  bu belirsizlikleri karşılamaya çalışırsa kör bir insanın ormanda rastgele hareket etmesine benzer bir durumla karşılaşır.  Bu durumda kişi yoluna neyin çıkacağını önceden kestirmez, durumun negatif yaklaşımla ve pozitif yaklaşımla bir alakası yoktur; burada dikkat edilecek şey hayatı zenginleştirmeye çabalamaktır. Sonuçlar hakkında endişe duymadan yaşamı nasıl zenginleştirebilirsiniz? Bunun yollarını aramalıyız. Yaşamın bize neler getireceği zamana bağlıdır ve yaşamın diğer birçok fonksiyonuna bağlıdır. Bilinmesi imkansız birçok şey var, yaşamın kalitesini yükselttiğimizde neler olduğunun pek bir önemi kalmaz. Meslek ne olursa olsun kişinin hedefi yaşamı daha kaliteli kılmak için zenginleştirmeye çalışmak gerekir. Bu da pişmanlıkların;  hiç olmadığı bir yaşam demektir. Yani olaylar ne kadar hoşunuza gitmese de onları karşılama biçiminiz ve bundan duyduğunuz keyif yaşam kalitemizi arttırır, gerginlik ve stres içinde doğru çözüme ulaşırsanız bile hayatın size verilen o enerji ve zaman parçasını hakkıyla kullanmadığınız anlamına geliyor. Amerika'da meşhur bir katil yakalanıyor ve elektrikli sandalyede idama mahkum ediliyor, idam edileceği sırada yanına gelen rahip suçluya “oğlum ne dilersen yerine getireceğim. Ne istiyorsun söyle!” diyor. Katilin cevabı şu oluyor; “elektrikli sandalye oturduğumda lütfen elimi tut”…Bu hikayeyi ünlü bilge Sadhguru Bumbai kolejindeki bir söyleşisinde anlatmıştır.

Geleceği bilmemek Daha İyidir

Hiç kimse geleceği bilemiyor, bazı astroloji uzmanları insanların geleceğini bildiklerini iddia ediyorlar ama bu insanlar kendi geleceklerinin beş dakikasını dahi bilmiyorlar. Dolayısıyla insanların kendi geleceklerini bilmemeleri güzel bir şey, bir insanın ne zaman öleceğini bilmesi kadar korkunç bir şey olamazdı. Hayatı bir gerilim olarak görmemiz güzel bir şey ama bizler gerilimden zevk almayı unutmuş durumdayız! En azından bu becerimizi kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Bu yeteneğimizi yeniden kazanmamız ve hayatın sürprizlerine açık olmamız gerekiyor. Bu yetenek bizi olgun bir insan haline getirir. Yaşam bir oyun gibi düşünüldüğünde bu oyunun oynanması ve sonuçlarının umursanmaması gerekiyor! Oyunu oynamadan finalde neler olacağını bilmek hayatı çok sıkıcı hale getirecekti, zaten sonucu bilmemize de imkan yoktur. Bilmemek hayattan alınacak olan zevki doruk noktaya ulaştırır. Ayrıca unuttuğumuz şu farkındalığı da yeniden hatırlamamız gerekiyor! Bu yaşama hiçbir şeyimiz olmadan geldik, Belirli bir zaman ve enerji harcama kredimiz var! Bunu harcadıktan sonra yine hiçbir şeyimiz olmadan gideceğiz. Olaylar geçip giderken bu farkındalıkla düşünmek gerekir.  Bu nedenle yaşamın getirdiği bütün gerilimleri olgunlukla karşılamamız gerekiyor. Geleceği bilmek, onu kontrol altına almak, garanti istemek çocukça beklentilerdir sadece. Beklentiler büyük ihtimalle de gerçekleşmezler. Çünkü bu çok bilinmeyenli bir denklemdir ve ne kadar tutarlı tahminlerde bulunursanız bulunun en zayıf ihtimaller birden bire karşınıza çıkabilir. O yüzden garantici olma hevesini bir kenara bırakarak bu yaşamda bize verilen zaman ve enerji kredilerini keyif alacağımız şekilde geçirmemiz gerekiyor. Zaten bunu yapmayan insanlar hayatlarından sonunda büyük pişmanlıklar içinde kalırlar ve bu krediyi hakkıyla kullanmamış olurlar. Hayat yaşanmamış olur. Heba edilmiş olur. Böylesi bir yaşamda tabi ki tonlarca pişmanlık olacak. Başarılmamış bir görev, pişmanlıklarla dolu olur.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum